|
Feyziyeliler Iþýklýlar Derneði
FID
– Feyziyeliler Işıklılar Derneği, 18 Şubat 1944 tarihinde 22
kurucu üye ile İstanbul'da kurulmuştur. Feyziyeliler 1934
yılından evvel okullarımızın ismi Işık Lisesi olmadan
evvelki ismimizle Feyziye Lisesinden mezun olanları,
Işıklılar ise 1934 yılından sonra Ulu Önder Atatürk’ün Işık
ismini vermesi ile birlikte Işık Lisesi ismini aldıktan
sonraki mezunlarına verilen isimdir. Bu nedenledir ki
derneğimizin ismi Feyziyeliler ve Işıklılar Derneğidir.
DERNEK AMACI VE FAALİYETLER
1944’ten beridir derneğimizin amacı Feyziyeliler ve Işıklılar
arasındaki kültürel ve sosyal dayanışmayı ve yardımlaşmayı
sağlamak, üyelerin sosyal, kültürel, sportif, mesleki, bilimsel
yaşantılarına katkıda bulunacak etkin çalışmalar yapmak ve bu
çalışmaları gerçekleştirecek kaynakları sağlamak için iktisadi
girişimlerde bulunmaktadır.
Gerçekleştirilen
projeler arasında bir başarı hikayesi olan 1885 Işık Ev’in
hayaldan gerçeğe dönüştürülmesi çok önemlidir. Bu hikayeyi
ayrıca internet sitemizde okuyabilirsiniz. Ayrıca
gerçekleştirilen sayısız yardım, toplantı, eğlence, seminer,
yemek, piyango, hobi grubu aktivitesi, mesleki tanışma ve
dayanışma grubu toplantıları, turistik geziler, burs ve bağış
kampanyaları da derneğimizin yaptığı faaliyetleri arasında
sayılabilir.
YÖNETİM YAPISI VE ÜYELİK
İki yılda bir yapılan Genel Kurul ile seçilen
FID – Feyziyeliler Işıklılar Derneği Yönetim Kurulu 11 asil ve
11 yedek üyeden oluşur. FID – Feyziyeliler Işıklılar Derneğine
Işık Okullarından (İlk - orta - lise) ve Işık Üniversitesinden
(Lisans – Yüksek Lisans- Doktora) mezun olanlar ile bir gün dahi
olsa okulda kayıtlı olarak okumuş olanlar üye olabilmektedir.
Ayrıca Yönetim Kurulu’nun takdiri ile camiamıza yıllarca emeği
geçmiş öğretmen ve öğretim görevlililerimiz ve diğer görevlerde
yıllarca çalışmış emektarlaarımız da üye olabilmektedirler.
1944
ÖNCESİ TARİHİMİZ
Feyziye Mektepleri ile ilgili iki önemli tarihçe kaynağından
aldığımız bilgilere göre aslında Feyziyeli Mezunlar 1944’ten
evvelde çeşitli dernekleşme girişimlerinde bulunmuşlar ve fakat
Feyziye Mektepleri Cemiyeti’nin güçlenmesi için daha sonraları
kurulan Feyziye Mektepleri Cemiyeti’ne katılmışlardır.
DERNEKÇİLİK TARİHİMİZ
Feyziyeliler Işıklılar Derneği, 18 Şubat 1944 tarihinde 22
kurucu üye ile Istanbul'da kurulmuştur. Ancak Feyziyelilerin bu
tarihten evvel kurduğu başka cemiyetlerde vardır. Kısaca 1944
öncesi tarihimize de eğinmek gerekirse iki ayrı kaynaktan direkt
alıntı yapabiliriz.
Mustafa
E. Elöve’nin “Bir Demet Işık” adlı kitabında Feyziyeli
Mezunlarla ilgili şu şekilde bilgilere yer verilmektedir:
“Feyziyeyi sevenler, bir an önce (1932 yıllarında karşılaşılan)
bu bunalımdan çıkılmasına önemle parmak basmışlardır. Nihayet
Avukat Ali Haydar Beyin hakemliği altında, mesele
çözümlenmiştir. Feyziyeliler böylece Feyziye Mektebleri
Cemiyetini kurmuşlardır. 19 maddeden ibaret bir nizamname-i
esasisi bulunan bu cemiyet, halen o tarihte görev yapan kurul
üyelerinin hepsinden sahib oldukları bütün hakları devralmıştır.
Cemiyet, İsmail İpekçi’nin başkanlığında 6 üye ile kurulmuştu.
Ayrıca bu dernekten başka, Feyziye Mezunları ve Muhipleri
Cemiyeti’de kurulmuştur. Feyziye’ye gönül verenler, ona candan
bağlı olanlar elele verecekler, bu suretle birlikten kuvvet
doğacaktı. Bu iki cemiyet Feyziyenin tealisi (yükselmesi), çok
ilerilere gitmesi için birlikte canla başla çalışacaklardı.
Başlangıçta bu düşüncelerin birliği pekiştireceği sanılmışken,
bir süre sonra ayrı ayrı iki cemiyetin bu kuvveti böleceği,
zayıflatacağı anlaşıldı. Feyziyeliler bir çatı, bir şemsiye
altında çalışmalı, çabalarını bir yerde harcamalı, aynı amaç
peşinde ayrı yerlerde bulunmamalı idiler. Bu maksatla bu ili
Derneğin, Feyziye Mektebleri Cemiyeti çatısı altında
birleşmelerine karar verilmiştir.”
Bir diğer Feyziye Mekteplerinin tarihçe
kaynağı olan Mert Sandalcı’nın Feyz-i Sıbyan’dan Işık’a isimli
kitabında ise Feyziyeli mezunlarla ilgili şu bilgilere yer
verilmektedir: “1931’de kurulan Feyziye Mezunları ve Muhipleri
Cemiyeti de Başkanları İsmail İpekçi’nin Feyziye Mektepleri
Cemiyeti Başkanı olarak yönetimin başına geçmesi ile Feyziye
Mektepleri Cemiyeti ile birleşmiş, bu güç birliğinin ardından
okul yönetiminde özlenen huzur sağlanmıştır.”
İLK MEZUNLARIMIZ
Feyziye Mekteplerinin tarihçe kaynağı olan Mert Sandalcı’nın
Feyz-i Sıbyan’dan Işık’a isimli kitabında ise “İlk Mezunlar”
başlığı altında şu bilgilere yer verilmektedir; “1885’te kurulan
Feyz-i Sıbyan ilk mezunlarını 1890’da vermeye başlamıştır.
1891’de mezun sayısı, ilk ve ortaokuldan toplam yirmi iki
kişidir. 1893-1894 senelerinde ilkokuldan sekiz, 1894-1895
senelerinde on dokuzu ilkokuldan dördü ortaokuldan olmak üzere
yirmi üç mezun daha verilmiştir. 1899’da Okulda erkek çocukları
için biri hazırlık, dördü ilkokul, dördü ortaokul(son sınıfı
lise 1. sınıf ayarında olduğu daha önce belirtilmiştir) olmak
üzere dokuz sınıf, kızlar için ise dördü ilkokul ikisi ortaokul
olmak üzere altı sınıf bulunmaktaydı. Öğrenci sayısı ise 356’sı
erkek 221’i kız olmak üzere 577’ye ulaşmıştı.
1900 başında 370’i erkek, 250’si kız olmak
üzere 620 öğrenciyi barındıran okulda, öğrencilerin %15’i
parasız olarak okumaktaydı. O tarihe kadar ilkokuldan 89,
ortaokuldan 28, kızlar bölümünden ise 23 kişi olmak üzere toplam
140 öğrenci okuldan diploma almıştı. Okulun ilk mezunlarını
1890’da verdiği göz önüne alınarak ilk on yılı
değerlendirildiğinde yıllık ortalama mezuns ayısının on dört
civarında olduğu anlaşılmaktadır. 1899 Vilayet Salnamesinde
ticaret hayatına atılanların, dışında okuldan mezun olan bir çok
öğrencinin muhtelif liselerde gayet başarılı bir biçimde
eğitimlerini sürdürdükleri belirtilirken, üç öğrencinin Mekteb-i
Mülkiye-i Şahaneye (Siyasal Bilgiler), birinin Mekteb-i
Tıbbıye-i Mülkiye-i Şahaneye (Tıp Fakültesi), dördünün Hendese-i
Mülkiyeye (Mühendis Mektebi), birinin de Mülkiye-i Baytar
Mektebine (Veteriner Mektebi) devam ettiklerine işaret
edilmiştir.
Okulun ilk mezunları olarak Mustafa E. Elöve babası Ali Ulvi
Elöve’den naklen:
1890- Süleyman Kani İrtem (Mülkiye
Mezunu, yazar, fikir adamı, Ohri Kaymakamı, Beyoğlu Mutasarrıfı
daha sonra Ankara Valisi) Mehmed Cavid, (Mülkiye mezunu, Okul
müdürü daha sonra Maliye Bakanı) Macid ve Tevhidi Karakaş,
(Karakaş Mağazası sahibi (tacir kardeşler) Halil Vehbi, Fuat
Eralp, Akif Fevzi
1891- Halit Aliço Efendi (Mühendis),
Nevres Efendi (Mühendis) Nadir Somer Efendi (Mühendis), Avni
Resi Atam Efendi (Mühendis), Zeki efendi (Mühendis), Rafet
Efendi (Tacir), Ali Kazım Balcı (Tacir), Besim Cezzar Efendi
(Tacir)
1892- Rıfat Atay (Diş Tabibi), M.Rüştü
Karakaş (Tacir), Ziya Balcı (Tacir), Hüsnü Cezzar Efendi’yi
(Tacir) sayar.
Çeşitli meslek dallarında yüksek öğrenim
gören ve devlet hizmetinde son derece önemli görevler üstlenen
bu kişiler, Feyz-i Sıbyan’ın kuruluşundan itibaren öğrencilerine
ne denli iyi bir eğitim verdiğinin delili sayılmalıdır.
Gerek Selanik gazetelerinde gerekse
salnamelerde zaman zaman Feyz-i Sıbyan’da verilen eğitimin
kalitesine işaret eilmekte ve buradan mezun olan öğrencilerden
bazılarının lise eğitimlerine sınıf atlayarak başladıklarından
sözedilmektedir. İlk bakışta bu söylenenler reklammış gibi
gözükse de o yıllarda sadece lise tahiline devam etmek dahi
yazılanların ne denli gerçek olduğunun kanıtıdır.”
YURT DIŞINDA OKUYAN İLK IŞIKLILAR
Ayrıca yurtdışında eğitimlerine devam etmek isteyen Feyziye
Mezunları ile ilgili Mert Sandalcı’nın Feyz-i Sıbyan’dan Işık’a
isimli kitabında şu bilgiler yer almaktadır; “... yurtdışında
tahsillerine devam etmek isteyen Feyziye mezunları burada
diledikleri yüksek öğrenim kurumlarına girebiliyorlar mıydı? Bu
soruya yanıt Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde yurt dışında
eğitim görmekte olan öğrencilere ait soruşturma belgeleri
arasında bulunmaktadır. Yüksek tahsillerini yurt dışında yapmayı
tercih eden Feyziye mezunlarına örnek olarak 1913 mezunu Mehmed
Emin Bey ile, 1918 mezunu Mehmed Vehbi Bey’i gösterebiliriz. Her
ikisi de öğrenimlerine devam etmek için Almanya’yı seçmişler,
Mehmed Emin Bey Ziraat Yüksek Okuluna, Mehmed Vehbi Bey ise
Makine Mühendisliği Yüksek Okuluna girmişlerdir. Bu da bize
Feyziye mezunlarının yurtdışında da istedikleri yüksek okullara
rahatlıkla girebildiklerini göstermektedir.”
1890
yılında Feyz-i Sıbyan'dan ilk mezunların yani Feyziyelilerin
diplomalarını alması ile başladı mezunlar dayanışması. 1934
yılında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Işık ismini bir
telgraf ile kutlulaması ile Işık oldu ismimiz. Mezunlarımıza
verilen ad ise Işıklılar oldu. İşte Feyziyeliler ve Işıklılar
ismi derneğimize bu iki devrin tüm mezunlarını kapsamak için
verilmiştir. FID, 1944 yılında hem Feyziyelilerin hem
de Işıklıların ortak çatısı olarak 22 kurucu Işıklı tarafından
kurulmuştur. Şimdilerde FID – Feyziyeliler Işıklılar Derneği
gerek Nişantaşı, Ayazağa ve Erenköy-Güneş isimli üç ayrı
kampüste faaliyet gösteren F.M.V. Işık Okullarının, gerekse de
halen Maslak ve Şile’de iki ayrı kampüste faaliyet gösteren
F.M.V. Işık Üniversitesi Mezunlarını içine alan, yüz yirmi iki
yılı aşkın bir zamanı eğitime hizmetle geçirmiş camiamızıın yada
belkide hakettiği şekilde söylenilmesi gerekirse F.M.V. Işık
Ekolünün güçlü ve saygın derneğidir.
Feyziyeliler
Işıklılar Derneği camialaşmanın yani mezunlar dayanışmasının
gerek Dünya'da ve gerekse de Türkiye'de ne kadar önemli
olduğunun bilincinde olarak faaliyetlerini çeşitlendirmektedir.
Yeni projeleri ile mezunlarımızın geleceğe daha güvenle bakması
için yardımlaşmayı ve dayanışmayı artıracak yönde projeler
üretmekte ve hayata geirmektedir. Tüm bu çalışmaları yaparken
ülkemize
de gerek yurt içinde gerekse de yurtdışındaki seçkin, çok iyi
eğitimli, ülkesine ve camiasına gönülden bağlı mezunlarının
başarılı çalışmaları vasıtası ile katkıda bulunmaktadır. Mustafa
Kemal Atatürk'ün de feyz aldığı Şemsi Efendi Mektebine kadar
uzanan temeller üzerinde nice yüzyılları daha aşacak olan bir
eğitim camiasının mezunlarının ve mensuplarının derneği olma
gururunu ve sevincini tüm üyemiz olan Feyziyeliler ve Işıklılar
her daim yüreklerinde taşıyacaklardır.
Derleyen Yazar: Mustafa
Kellekci
Not: Bu dernek tarihçesi çalışmamızın
bir ürünüdür. Bu çalışma derinleştikçe bu yazıya da ekleme ve
çıkarmalar olabilecektir. |